Recent Posts

KİM NE BULSA ONU ÇALIYOR: TERA

Tera ve Pusula fonları başta olmak üzere fon vurgununda isim isim bürokrasi ve siyaset bağlantıları. Araştırmacı gazeteci Cevheri Güven,

PAYLAŞ:

Tera ve Pusula fonları başta olmak üzere fon vurgununda isim isim bürokrasi ve siyaset bağlantıları.

Araştırmacı gazeteci Cevheri Güven, yayınladığı son analiz videosunda borsa ve sermaye piyasalarında yaşanan devasa tasfiye operasyonunun perde arkasına dair çarpıcı ifşaatlarda bulundu.

Bloomberg verilerine dayandırılan ve yaklaşık 20 milyar dolarlık bir hacme ulaştığı belirtilen borsa manipülasyonu soruşturmasını aylar öncesinden duyurduğunu hatırlatan Güven; Tera Yatırım, Pusula Portföy ve Bulls Yatırım gibi dev portföy şirketlerinin merkezinde yer aldığı usulsüzlük ağını, isim isim bürokrasi ve siyaset bağlantılarıyla birlikte ortaya koydu.

“Aylar Önce Uyardım, Sistemli Şekilde Göz Yumuldu”
Yayınında, portföy yönetim şirketlerine yönelik gerçekleştirilen eş zamanlı polis baskınlarını ve tasfiye kararlarını değerlendiren Cevheri Güven, bu yapıların kurduğu “vurgun mekanizmasını” daha önce defalarca dile getirdiğini ifade etti. Güven, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Adalet Bakanlığı, Emniyet ve İstihbarat Teşkilatı’nın bu sürece uzun süre göz yumduğunu ileri sürerek, ortaya çıkan devasa faturanın nihayetinde yüz binlerce küçük yatırımcının (sade vatandaşın) üzerine yıkılacağını savundu.

Operasyonu sosyal medyasından sahiplenen Hazine ve Maje Bakanı Mehmet Şimşek’e de çağrıda bulunan Güven, müdahalenin asıl sebebinin MSCI endeksi ve yabancı yatırımcıların “Türk borsasını Afrika ligine düşürme” resti olduğunu belirtti ve usulsüzlüklere yol veren bürokratların da soruşturulması gerektiğini vurguladı.

VURGUNDA LÜKSEMBUR HATTI

Gazeteci Cevheri Güven, borsa tarihindeki en büyük manipülasyonlardan biri olarak nitelendirdiği sistemin işleyiş şemasını izleyicileriyle paylaştı. Güven’in aktardığı bilgilere göre, hiçbir finansal rasyoya dayanmayan hisse şişirme operasyonlarında yabancı offshore fonlar birer paravan olarak kullanıldı.

Güven’in analizinde öne çıkan mekanizma şu şekilde özetleniyor:
• 17 Çalışanlı Şirket Sanayi Devini Geçti: Güven, sadece 17 çalışanı olan Gündoğdu Süt firmasının borsa değerinin, usulsüz işlemlerle Türkiye’nin sanayi devi Pınar Süt’ü geride bırakacak seviyeye ulaştırıldığını grafiklerle ortaya koydu. Bazı hisselerde %4.000 ile %400.000 arasında fahiş artışlar gerçekleştirildiğini aktardı.

• Lüksemburg’daki “Tabela” Şirket Sırrı: Güven, Mart ayında yaptığı ilk uyarının ardından, İstanbul Borsası’nda dev işlemler yapan Lüksemburg merkezli PSI Concept SA firmasının Avrupa resmi veri tabanlarındaki (Nord Data) kurucu bilgilerinin kasıtlı olarak silindiğini/gizlendiğini belgeledi. Güven, bu firmanın tarlaların ortasındaki bir iş hanında sadece bir “posta kutusundan” ibaret olduğunu ifşa etti.

• Kâr Payı Maskesi: Bu paravan offshore şirketler üzerinden borsaya sokulan paralarla hisseler tavan yaptırıldı ve elde edilen milyarlarca liralık kazançlar, “kâr payı” adı altında ilgili aktörlerin offshore hesaplarına transfer edildi.

FON VURGUNUNDA BÜROKRAT VE SİYASETÇİLER

Cevheri Güven, operasyonun odağındaki portföy şirketlerinin kendilerine hukuki ve idari koruma sağlamak adına devletin en kritik noktalarından isimleri yönetim kadrolarına dahil ettiğini iddia etti.

Eski MİT Personeli Hüseyin Emre Sezer
Güven, Tera Yatırım’ın Ağustos ayında Genel Müdürlük ve Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği makamına getirilen Hüseyin Emre Sezer’in eski bir Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) personeli olduğunu açıkladı. Sezer’in finans geçmişi olmamasına rağmen bu göreve getirilmesini, 90’lı yıllarda emekli generallerin şirketlerde “yargısal kalkan” olarak kullanılması modeline benzetti.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Fecir Alptekin

Saraydan borsaya yapılan transferleri de mercek altına alan Güven, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Fecir Alptekin’in, kamudaki görevini bırakmadan Tera Yatırım ve Peker GYO yönetim kurullarında “bağımsız üye” olarak yer aldığını belirtti. Güven, bu durumun denetim organlarına karşı siyasi bir zırh oluşturma amacı taşıdığını ileri sürdü.

Bentley Krizinden BTK Atamalarına: “Operasyon Önceden Sızdırıldı”
Cevheri Güven, ilişkiler ağını detaylandırırken siyasi figürlerin adının karıştığı lüks araç krizine de değindi. CHP’den AK Parti’ye geçmesiyle bilinen Milletvekili Mehmet Ali Çelebi’nin İstanbul’da kullandığı milletvekili tahsis kartlı lüks Bentley aracın, Pusula Portföy ve Katılımevim’in sahibi Serdar Turan tarafından sağlandığını iddia etti.

Güven ayrıca, “milyar dolarlık bürokrat” olarak tanımladığı eski Kültür Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu’nun geçen hafta görevden alınarak BTK yönetim kurulu üyeliğine getirilmesini, bir tasfiye öncesi kurtarma hamlesi olarak yorumladı. Mumcu’nun eşi Neslihan Mumcu’nun yönetiminde yer aldığı Bulls Yatırım’a yönelik polis operasyonu öncesinde, iktidara yakın üst düzey isimlerin fonlardan paralarını önceden çekerek kendilerini kurtardıklarını, faturanın ise habersiz alt kademe yatırımcılara kaldığını öne sürdü.

Cevheri Güven: “Büyük Çöküşün Ardından Katılım Sektörüne Çökülüyor”
Analizinin son bölümünde, yaşanan 20 milyar dolarlık çöküşün ardından iktidarın katılım (faizsiz konut edindirme) sektörünü tamamen kendi kontrolüne almak için hamle yaptığını iddia eden Cevheri Güven, çarpıcı bir kamulaştırma modeline dikkat çekti.

Güven, mali tabloları kötü olmayan ancak fon dalgalanmasından etkilenen Katılımevim ve Birevim gibi şirketlerin Emlak Katılım çatısı altına alınarak devletleştirilmesini, Rusya’daki oligark tasfiyelerine atıfla bir “Putin Düzeni” olarak nitelendirdi. Sektördeki bağımsız oyuncuların yok edilerek alanın tamamen Albayraklar ve Bilal Erdoğan çizgisine teslim edileceğini iddia eden Güven, bu temizliğin ardından ise Selçuk Bayraktar ile ilişkilendirilen Tuna Yatırım’ın önünün açılacağını savundu.

Gazeteci Cevheri Güven, medyanın ve muhalefetin (Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP Ekonomi Masası) bu devasa soygun mekanizması karşısında zamanında ses çıkarmadığını, risk patladıktan sonra yapılan toplantıların hiçbir sonuç vermeyeceğini belirterek; gazeteciliğin görevinin büyük fotoğrafı tek başına değiştirmek değil, kamuoyunu tüm çıplaklığıyla bilgilendirmek olduğunu vurgulayarak yayını sonlandırdı.

PAYLAŞ: